MAZERET, İnsanın Kendisine Söylediği En Büyük Yalandır.
Hz. Ali Davet Formu

Mazeret Yok

  1. Ana Sayfa
  2. Mazeret Yok

Mazeret Yok 
 

Mazereti olan gelsin!

Şimdiye kadar 1 milyonu aşkın insana konferans ve seminer vermiş olan, uluslararası danışman, 

eğitimci, koç ve yazar Dr. Şaban Kızıldağ’ın MAZERET YOK gösterilerinde, iş hayatında ve özel 

yaşamda karşılaşılan engellerin nasıl fırsata dönüştürüleceği konusu eğlenceli bir şekilde işleniyor.

Mazeret üretme alışkanlıklarından kurtulmak, başarılı bir geleceğe doğru adım atmak, kariyerine 

şekil vermek ve hayata karşı yeni bakış açıları kazanmak isteyenlere yönelik düzenlenen söyleşide 

farklı meslek ve yaşamlardan ilginç örnekler sunuluyor. Dr. Şaban Kızıldağ, esprili anlatım üslubu 

ile gerçek hayattan alınmış, birbirinden değerli çok sayıda öyküyü sahneye taşıyor.

Mazeretiniz varsa bize katılın, mazeretsiz bir hayatla tanısın!

Dr. Şaban Kızıldağ, MAZERET YOK adını taşıyan ‘gösteri’ tadındaki eğlenceli eğitim çalışmalarında, 

hayata karşı farkında olmadan ürettiğimiz mazeretlerden söz ediyor. Hitap ettiği insanlar arasında 

ortak bir dil oluşturarak sosyo-Ekonomik farklılıkları ustaca ortadan kaldıran Dr. Şaban Kızıldağ, 

kıssadan hisseler sunuyor ve güldürürken düşündürüyor. Bilgilerini ve tecrübelerini birçok özel şirket 

ve kamu kurumuyla paylaşan Dr. Şaban Kızıldağ MAZERET YOK adını taşıyan bu söyleşisiyle, hem iş 

hem de özel hayatlardaki olumsuz ezberleri bozuyor ve katılımcılara mazeretsiz bir dünyanın kapılarını 

aralıyor.

Her seye ragmen Mazeret Yok!

İnsanların günlük yaşamda sık sık başvurduğu ve toplumsal bir alışkanlık halini alan MAZERET, iş 

hayatımızı ve özel hayatlarımızı olumsuz etkiliyor. Çünkü mazeret bizim en önemli toplumsal 

yaralarımızdan biri. Bireysel meselelerde de toplumsal konularda da mazeret üretme konusunda 

son derece başarılıyız. Bu eğitimle birlikte hayatımızda durmadan tekrarlanan ASLINDA adlı filme 

yeni bir isim veriyoruz: Hep başrol de olan bu filmin adı; HER ŞEYE RAĞMEN. Bununla da kalmıyor 

ve her zaman başrol de olan MAZERETLERİ oyunun dışına çıkarıyoruz.

Çözüm: Ögrenmeyi Ögrenmek!

Cahillik, öğrenme eyleminin bittiği yerdir. Eğitim, okulda başlayan ve mezun olunca biten bir olgu 

olarak algılandığı sürece, cahillik hepimizin kaçınılmaz tuzağı oluyor. Bireysel ve toplumsal gelişim 

için öğrenmeyi sürekli kılmak zorundayız. Bunun yolu da ‘Öğrenmeyi öğrenmek’. Süreklilik 

olmadıkça, yenilenme yaşanmadıkça, her şeyin gerisinde kalırız. Bu bir 21. yüzyıl realitesi. 

Günümüzde yenilik bir seçim değil, gereklilik. Özellikle de iş hayatından, ticaretten, bilimden, 

toplumdan ve insandan bahsediyorsak. Kariyerimizin neresinde olursak olalım, eğitimimiz ne olursa 

olsun, ‘yeni olanın’ peşinden gitmek zorundayız. Öğrenmek ve yenilik zaten hep iç içe. 

Hedeflerimize ulaşmak için beklemek yerine harekete geçmeli, öğrenmeyi sürekli kılmayı başarmalıyız. 

Peki, öğrenmek öğrenilen bir şey midir? Kesinlikle evet. Yöntemini bilin yeter!

 

Yol: Kendini Bilmek!

Hayatımızla ilgili bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, öncelikle kendimizi iyi tanımalıyız. Sonra da 

öğrendiğimiz tüm yanlış bilgileri bir bir düzeltip yerine yenilerini koymalıyız. Hayatımız boyunca yanlış 

öğrenilmiş her şeyi ortaya çıkarıp onlarla yüz yüze gelmeyi başarmak, atılacak ilk ve en önemli 

adım olacak. Bunun tek yolu da kendimize karşı ‘samimi’ olmak. Kendini tanımak, kendini bilmek, 

kendini yeniden inşa etmek demektir. İşte o zaman engel sandığımız pek çok şeyin kendi kurgumuz 

olduğunu anlayacak, kendimiz olamadığımız sürece, ne istediğimizi bilmediğimiz sürece hiçbir şeyi 

hakkıyla yaşayamayacağımızın farkına varacağız.

 

Doğru zaman: Simdi!

Ünlü yazar Tolstoy, hayat sonsuz bir şimdidir, diyor. O halde, daha fazla zaman kaybetmemeli; 

eğitim için, gelişim için, değişim için mazeret yok, demeliyiz. Öğrenme eylemini sürekli kılmalı, 

eğlenerek öğrenmeyi, çözümleyerek öğrenmeyi, kendimizi geliştirerek öğrenmeyi mutlaka 

öğrenmeliyiz. MAZERET YOK adlı eğitim programı, bunu gerçekleştirmenin mümkün olabileceğini 

anlatıyor!